Emine Erdoğan, UEA Yüksek Düzeyli Enerji Dönüşümü Diyaloğu’nda konuştu. Enerji ihtiyacı ve tüketim alışkanlıklarına dikkat çeken Erdoğan, Türkiye’nin 2035’e kadar 120 bin MW yenilenebilir enerji hedefi olduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Merkezi’nde düzenlenen Uluslararası Enerji Ajansı (UEA) Yüksek Düzeyli Enerji Dönüşümü Diyaloğu Toplantısı’na katıldı. BM Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı olan Emine Erdoğan, salona girişinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ve UEA İcra Direktörü Fatih Birol tarafından karşılandı.
Toplantıda yaptığı konuşmada Emine Erdoğan, davetleri için UEA İcra Direktörü Birol ve ekibine teşekkür ederken, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a liderliği için şükranlarını sundu. Erdoğan, COP-31 müzakereleri başkanlığı için Chris Bowen’a, Birleşmiş Milletler adına Selwin Hart’a ve tüm paydaşlara da teşekkürlerini iletti.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in iklim meselesine verdiği desteğe de değinen Emine Erdoğan, son yıllarda gazetelerde yer alan ‘Sıcaklıklar rekor kırdı’, ‘Tarihin en şiddetli sıcak hava dalgalarından biri yaşanıyor’ gibi başlıkların sıradanlaştığını belirtti. Bu durumun, artan tüketimin enerji ihtiyacından ve sera gazlarından kaynaklandığını ifade eden Erdoğan, doğanın stres altında olduğunu vurguladı.
Emine Erdoğan, enerji dönüşümü meselesini sadece ‘Nasıl daha fazla temiz enerji üretebiliriz’ sorusuyla sınırlamamak gerektiğini söyledi. Erdoğan, öncelikle ‘Neden daha çok enerji üretmek zorundayız?’ sorusunu ele almak gerektiğini belirterek, kaynakların nasıl kullanıldığına ve sınırsız tüketim alışkanlıklarının sonuçlarına dair düşünülmesi gerektiğini ifade etti. Kalıcı çözümün, semptomları yönetmek yerine kök nedenleri ortadan kaldırmakla mümkün olacağını belirtti.
İnsanlığın tarihsel ayak izlerinin atıktan oluştuğunu dile getiren Erdoğan, kaynakların çıkarılıp işlenmesi ve tüketilmesinin enerji harcadığını, ardından atığa dönüştürülerek sistem dışına bırakıldığını anlattı. Atığın içinde enerji, doğal kaynaklar ve insan emeği bulunduğunu belirten Erdoğan, Uluslararası Sıfır Atık Günü kapsamında her yıl farklı bir temayla bu çok boyutlu israfa dikkat çekildiğini söyledi. Bu seneki temanın gıda israfı olduğunu ve küresel olarak 5,8 trilyon tabak yemeğe eş değer gıdanın israf edildiğini belirtti.
Yapılan araştırmaların, insanların yüzde 85’inin ihtiyacından fazlasını alma eğiliminde olduğunu gösterdiğini aktaran Emine Erdoğan, bunun anlam dünyasının daralması anlamına geldiğini ifade etti. Tek kullanımlık ürünler etrafında şekillenen kullan-at kültüründen uzaklaşılması ve uzun ömürlü ürünler etrafında şekillenecek bir sürdürülebilirlik kültürüne geçilmesi gerektiğini vurguladı.
Erdoğan, üretim süreçlerinin atık oluşturmayacak şekilde dizayn edilebileceğini ve atığın yeniden ham madde haline getirilebileceğini belirtti. Doğanın döngüsellik için harika bir okul olduğunu, doğada hiçbir şeyin atığa dönüşmediğini ve bir canlının çıktısının başka bir canlının girdisine dönüştüğünü ifade etti. Doğrusal üretim ve tüketim sisteminin yarattığı sorunların ancak döngüsel düşünmeyle çözülebileceğini söyledi.
Türkiye’nin 2017’de başlattığı ve küresel bir harekete dönüşen Sıfır Atık Projesi’nin, enerji ve kaynak güvenliği için önemli bir yol haritası olduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, UEA’nın çalışmalarının da sıfır atık ile enerji dönüşümü arasındaki bağı gösterdiğini belirtti.
Emine Erdoğan, döngüsel atık yönetiminin güçlendirilmesiyle enerji sektöründe emisyon azaltımı sağlanabileceğini söyledi. Türkiye’nin bu dönüşüme sıfır atık uygulamalarını ve temiz enerji yatırımlarını hızlandırarak hazırlandığını belirtti. Mevcut yenilenebilir enerji kurulu gücüyle Avrupa’da 5’inci, dünyada ise 11’inci sırada olduklarını ifade eden Erdoğan, 2035 yılına kadar güneş ve rüzgâr kurulu gücünü 120 bin megavata çıkarmayı hedeflediklerini açıkladı. Bu hedefin, temiz enerjiyi en az israfla üretme ilkesi üzerine inşa edildiğini ekledi.
Kasım ayında ev sahipliği yapacakları COP-31’in eylem gündeminde sıfır atık yaklaşımını daha da ileri taşımayı arzu ettiklerini belirten Erdoğan, sıfır atığın gerçek bir dönüşümün kapısını aralayan en güçlü yol olduğunu söyledi. Geçen haziran ayında İstanbul’da düzenlenen 2. Uluslararası Sıfır Atık Forumu’nun da bu yönde önemli bir adım olduğunu ve 183 ülkeden katılım sağlandığını hatırlattı.
Doğru politikalar ve iş birlikleriyle taahhütlerin hayata geçirilmesinin önemine vurgu yapan Emine Erdoğan, diyaloğun herkes için adil ve yaşanabilir bir dünyaya vesile olmasını diledi. Konuşmanın ardından Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım ve Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş’ın da katıldığı yuvarlak masa toplantısına geçildi.
Yorum Yap