Marmara Havzası Su Kurulu, 20 Ekim 2026’da İstanbul’da toplandı. Su güvenliği ve taşkın risklerinin azaltılmasına yönelik önemli kararlar alındı.
Marmara Havzası Su Kurulu Toplantısı, 20 Ekim 2026’da İstanbul Valisi Davut Gül başkanlığında toplandı. Toplantıya Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Su Yönetimi Genel Müdürü Afire Sever ve havza illerinin vali yardımcıları dahil yaklaşık 220 temsilci katıldı.
Toplantının ana gündem maddeleri arasında, Türkiye’nin yüzölçümünün %3’ünü ve nüfusunun %22’sini barındıran Marmara Havzası’nın su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi, iklim değişikliğine uyum, su kalitesinin iyileştirilmesi ve taşkın risklerinin azaltılması yer aldı.
Su Yönetimi Genel Müdürü Afire Sever, iklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, artan taşkın ve kuraklık risklerine karşı kriz yerine risk yönetimi anlayışının benimsenmesinin önemini vurguladı. Sever, havza ölçeğinde hazırlanan taşkın yönetim planlarındaki tedbirlerin zamanında ve etkin uygulanmasının, afetlerin olumsuz etkilerini azaltmada kritik rol oynadığını belirtti. Ayrıca, su kaynaklarının korunması, verimli kullanımı ve kirliliğin önlenmesi için kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
İstanbul Valisi Davut Gül, geçtiğimiz hafta yaşanan taşkınlarda 7 kişinin hayatını kaybettiğini ve yaklaşık 10 milyar TL’lik ekonomik zararın oluştuğunu belirtti. Gül, taşkınların sadece aşırı yağışlarla açıklanamayacağını, dere yataklarındaki yapılaşma ve doğal akışın engellenmesinin zararları artırdığını vurguladı. Taşkın riskinin azaltılması için mekânsal planlamadan yapılaşma denetimine kadar bütüncül bir yaklaşım gerektiğini savundu. Vali Gül, son taşkınların İstanbul ve Marmara için bir milat olması gerektiğini ve kuraklıkla mücadele, suyun depolanması, korunması ve taşkın risklerinin azaltılması konusunda bilimsel esaslara dayalı tedbirlerin kararlılıkla uygulanması gerektiğini söyledi.
Toplantıda, Marmara Havzası’nda öncelikli atıksu arıtma yatırımlarının hayata geçirilmesi, su kayıplarının hedeflere düşürülmesi ve kaynaktan musluğa içme suyu güvenliğinin sağlanması kararlaştırıldı. Taşkın risklerinin azaltılması amacıyla Taşkın Yönetim Planlarındaki tedbirlerin İl Afet Risk Azaltma Planları (İRAP) ile bütünleştirilerek uygulanması, riskli alanlarda imar planlarının gözden geçirilmesi ve can güvenliği açısından tehlike oluşturan bodrum katlarının belirlenmesi yönünde adımlar atılmasına karar verildi. Ayrıca, taşkın tedbirlerinin gerektirdiği kamulaştırma maliyetleri ve finansman imkanları değerlendirilecek.
Yorum Yap